Sevil İnce

Sevil İnce


Kedili günler

16 Nisan 2021 - 11:14 - Güncelleme: 16 Nisan 2021 - 11:22

2020 yılının mart ayında korona salgınının pandemi ilan edilmesiyle birlikte dünya beklenmedik bir sürece girdi. Ne yapacağımızı, nasıl davranmamız gerektiğini uzunca bir süre bilemedik. Maskeyi bile aylar sonra takmaya başladık. Önce “sokağa çıkma, evde kal” diye söylendik, sonra yavaş yavaş biz de çıktık. Hepimiz için yeni normale alıştık. 2021 yılına daha umutlu baktık, 2020’yi hiç yaşanmamış saydık...
İnsan sosyal bir varlıktır ve etrafındakilerle anlamlıdır. Aylardır sevdiklerimize uzak, dost meclislerine hasretiz. Gülüşlerimiz bile hep yarım. Hepimizin içinden geçen sorunun benzer olduğuna inanıyorum “ne zaman bitecek?” Maalesef bu günlerin yakın zamanda geçmeyeceğini düşünüyorum. 
Pandemi dönemini çoğunlukla evde ilk günler ekmek yaparak, daha sonra yapbozlarla uğraşarak, okuduğumuzu anlamayıp tekrar tekrar okuyarak uzunca geçirdik. Hala daha geçirmeye devam ediyoruz ve maalesef geçen yıla göre bugün daha fazla vaka ve hasta sayısı görüyoruz. Böyle bir ortamda umutlu ve mutlu olmakta güçlük çekiyoruz. Bizim için bu umutsuz ve mutsuz günleri bozacak bir şey oldu, ailemize yeni bir canlı katıldı. Kedimiz Olivia geldi. Bizim için ilk ve yeni bir deneyimdi. Yapabilir miyiz? diye çok sorguladım. Çok tatlı bir kedisi olan arkadaşım “siz çocuk büyütmüşsünüz, kediye mi bakamayacaksınız!” diye beni sağlam bir şekilde dürttü.
Artık bizde kedi sahibiyiz. İnanın çok acemiyiz. Ama acemiliğimiz sevincimize engel değil. Kedi geldiğinden beri kedisiz geçen günlere göre daha mutluyuz. Daha az stresliyiz. Otururken sakince gelip kucağımıza yatması, bilgisayar ile çalışırken elimizi yalaması, hele o gırgır sesi... Tabii bunlar yetişkin tarafta olanlar. Bir de evimizde çocuk faktörü var.
Kuzey 4 yaşında ve hayvanlara biraz seviyeli yaklaşan bir çocuk. Maalesef sokakta karşılaştığımız olumsuz tecrübeler yüzünden korkuları oluştu. Arkadaşlarımızın hayvanlarından korkması, sokakta aşırı tepkiler vermeye başlaması, bizi kedi sahiplenme konusunda cesaretlendirdi.
Kuzey kedimiz olmasını istedi ve bu durum gerçekleşince çok sevindi. Çocuklar evdeki tahakkümleri azaldıkları zaman biraz davranışları değişebiliyor. Kedi gelince ister istemez hepimizin davranışları biraz farklılaştı. Evdeki tek kişide toplanan ilgi ilk defa ikiye bölündü. Kedi geldiği gibi Kuzey’i bir sevinç sardı. Birkaç gün sonra “istemiyorum, gitsin” gibi kelimeler başladı. Sabahları uyandığı zaman kalkar kalkmaz Olivia’ya koşup kedisiyle kendi başına zamanlar geçirdi. Okuldan geldikten sonra kucağına aldı, sevdi, öptü, kokladı. Tabii her şey böyle güzel gitmedi. Çocuklar denemeyi çok seviyor. Sonuçta deneme yanılma yönetimi ile öğreniyoruz, o da bu şekilde davranışlar sergiliyor. Neler yapabilirim Olivia’ya diye sürekli yeni bir hareket peşinde. Evde kediyi koltukların altlarına sıkıştırdı, sertçe itti, sandalyeden attı bazen Olivia Kuzey’in elini tırmıkladı. Tabii bizim gözümüz hep onların üzerinde. Hem kediyi bilinçsiz hareketlerden korumak hem de bu süreçte Kuzey’e doğru davranma yöntemlerini benimsetmek amacındayız.
Uzmanların da söylediği gibi evcil hayvanların çocuklar üzerindeki faydaları saymakla bitmez, onlar birer dost. Artıları çok fazla. Paylaşmayı, sorumluluk sahibi olmayı, karşılıksız sevmeyi ve sevilmeyi, empati kurmayı ve daha bir çok önemli insani duyguyu öğreniyor.
Kuzey’de bu bir ayda gözlemlediğim olumlu davranışlar olumsuzlara oranla daha fazla. İlk günlerde vermeyi reddettiği oyuncaklarını bugün Olivia ile seve seve oynuyor. Sabahları uyanır uyanmaz ilk işi Olivia’nın mamasını ve suyunu kontrol etmek en güzel rutini. Bunların birçoğunu istesek öğretemezdik ama Olivia başardı.
2020 Mart ayında hayatımıza giren korona virüs, bizim için 2021 mart ayında hayatımıza giren Olivia ile devam ediyor. Yaşasın evde geçirdiğimiz  kedili günler...