Serap Üstün

Serap Üstün


Öğrencilerimin katili sizsiniz

12 Ocak 2022 - 12:25

Enes Kara henüz yirmi yaşındaydı. Yaşama hevesini ve sevincini nasıl kaybettiğini anlattığı videoyu izlerken boğazımda kalan yumru hala yerinde duruyor. Gencecik bir evladı kaybettik. Ardından bıraktığı kayıt, cemaat yurtlarında kendisi gibi birçok öğrencinin de maruz kaldığı baskıları açıkça anlatıyor. İntihar notunu bırakırken yalnızlık ve çaresizlikten titreyen sesini duymaya, sonuna kadar onu dinlemeye cesaret edemeyenlerimiz var. Oysa artık kaçacak yerimiz yok.
            Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Enes Kara, içinde bulunduğu durumu ailesiyle paylaşmasına karşın onlardan göremediği destekle intihara sürüklendi. Oğlunu kaybeden bir baba kendisinin de yirmi sekiz yıldır cemaat içinde olduğunu, üstelik Milli Eğitim’de öğretmen olduğunu söylüyor. Yobaz zihniyetlerin sömürüsüne terk ettiği kendi canı. Maalesef kendisi de başka canları yakmaya devam ediyor demektir bu. Açık açık böyle durum. Buna nasıl göz yumulur? Bir eğitimcinin asli görevi, öğrencilerinin yolunu bilimin ışığıyla aydınlatmaktır. Bizim işimiz karanlıkla bağdaşmaz, aksine savaşır. Meslektaşımız olmasından utanç duydum. Babasının, “manevi olarak yetişmek” derken kastettiği, Enes’in iyiliği için dilediği şey neydi? Anne ve babalar unutmamalıdır ki o destek yalnızca kendilerinden gelebilir evlatlarına. Bunu onların yerine yapacak bir tarikat da olmadı, olmayacak. Oysa Mehmet Kara, haberler için yayın yasağı ve suç duyurusunda bulunacağını söylemiş. Neyi, kimden kaçırmak için? Kimseden şikayetçi değilsin, evladını kaybetmişken bile pişman değilsin!  Üstelik hiçbir şey konuşulmasın, yazılmasın öyle mi? Biz yazacağız. Cemaatin zararını görmedim diyorsun öyle mi? Oğlun yaşamına son verdi! Daha ne olsun?
            Olaya sessiz kalan her devlet yöneticisi ve idareci de yine suça ortak. Neredesiniz? Din adına çeşitli vakıf ve derneklerde yapılan baskılar, taciz ve tecavüzler, cinayetler yok sayılamaz. Ayrıca duymadıklarımızın da olduğunu düşünüyorum. Tüm cemaat yurtları acilen kapatılmalı. Vakıf, dernek ve cemaat yurtlarında değil çağdaş dünyaya yakışır, tam kapasiteli üniversite yurtlarında özgür yaşamalı çocuklarımız. Bunun için çalışılmalı ve yol kat edilmeli ki benzer durumda olan hiçbir öğrencimiz kendisini böyle çaresiz hissetmesin. Gençlere fırsat eşitliği sağlanmalı, ailelerin bilinçlendirilmesi de yönetimlerin önceliklerinden olmalı ki insanların inançları kullanılarak, maddi sıkıntılarından yararlanılarak yapılan sömürüler bitsin. Düpedüz cinayet bu.