Serap Üstün

Serap Üstün


Gençleri çok yordunuz

16 Şubat 2022 - 10:17

Geçen gün uyandık ve biz uyurken üniversite sınav sisteminin değiştirildiğini öğrendik. Sabahları bunu yaşamaktan yorulan milyonlarca insanız. Gelen günün gelişmelerini önümüze koyduğumuzda yüzümüz nadiren gülüyor. O haber de genellikle ülkemizden olmuyor maalesef.
            “Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndan (YKS) itibaren ön lisans ve lisans programlarını tercihte 150 ve 180 olan TYT ve AYT baraj puanları uygulamasının kaldırıldığını açıkladı.” Kendime gelmek için birkaç kez üst üste okumam gerekti. Sınav süresi de uzatılmış ve 135 dakika olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) 165 dakikaya çıkarılmıştı.
            Gençlerimiz kendini nasıl hissetti? Yine değersiz… Deneme yanılma gibi bilimsel olmayan bir yöntemi asla kaldırmayacak eğitim sistemimizin mağduru olacak binlerce genç daha kazandık. Bu evlatların sınava girmesine yaklaşık dört ay kaldığından kimsenin haberi yokmuş gibi, işsiz üniversitelilerin isyanını yok sayar gibi, merdiven altı üniversitelere ve dolayısıyla niteliksiz üniversitelileri çoğaltma politikasına tam destek gibi bir karar. Gibiler fazla oldu, silmeliyim. Peki bu uygulama niye şimdi dayatılıyor? Düşünmeden edemiyorum. Neden gençlere yine kafa karışıklığı yaşatılıyor?  Sınava hazırlanırken aylarını, yıllarını harcıyorlar. Adlarını bile adeta canınız sıkıldıkça değiştirdiğiniz sınavlara bel bağlayıp sonunda zaten her türlü hayal kırıklığı yaşıyorlar. Yıllarca süren eğitim hayatlarının bağlı olduğu sınavların kendisi başlı başına sorunken temelli kabusa dönüyor. En güzel yaşlarını geçirdikleri zamanlara bunu yapmak haksızlık değil mi?
            Geçen sene kızımın ve onun gibi birçok öğrencinin TYT çıkışında hüngür hüngür ağladığına tanık oldum. Sınav süresi yetersiz gelmişti. “Ah bir yarım saatim daha olsaydı” dediler. Ben de onlara sınavın uygulandığı sürelerin, ilgili birimlerce ölçme değerlendirme esaslarına göre belirlendiğini anlatmaya çalışmıştım. Güvenmeyi istemek bu olsa gerek diyorum şimdi. Buna inanmak istemişim. Bir eğitimci olarak bir kere daha inancımı sarsan sistem, bana bir sabah uyandığımda çocuklar haklıymış diyor öyle mi? O yarım saati ekledik. Peki mi diyelim? Buna da peki.
            Kişisel adımlar atılırken bile bir durup düşünülür. Öncesi, sonrası tartılır. Durum analizleri falan yapılır. Bu kadar önemli kararları bir gecede almak, neyin nesi, neyin acelesi? Evet, gençleri çok ama çok yordunuz. Buna hakkınız yok.