Serap Üstün

Serap Üstün


Çöp ithalatı dedikleri

23 Mart 2022 - 10:31

Yeterince bilgi sahibi olmadığımız konular bize hata yaptırır. Bu nedenle bugün Türkiye’nin geri dönüşümün neresinde olduğuna bakalım. Satırlarımı okuyanlar arasında geri dönüşüm kavramını duymayan yoktur, bundan eminim. Peki ya çevreye yararlı olmak, dünyayı korumak için yaptığımız şeylerin yanlış olabileceği noktasında durup hiç düşündük mü? İşte bundan emin değilim. Geri dönüşüm sayesinde her yıl 18 milyon ton karbondioksit salımı engelleniyor, bu bilgiyi bir kenara koyarak olayın diğer yüzünü görelim.
            İngiltere’nin ülkemize ithal ettiği çöplerin Adana’da yakıldığı haberiyle sarsılanlar şimdi bir sarsıntı daha yaşayabilir. Aslında bu haberi yıllarca okuduk, yeni değil. Şöyle ki biz birçok ülkeden zaten her yıl onlarca ton çöp ithal ediyoruz. Oysa kendi atıklarımız için bile yeterli geri dönüşüm tesisi kapasitemiz yok. Ayrıca bu çöpler hammaddeyse neden dünya bugüne kadar üretilen çöplerin yalnızca yüzde dokuzunu geri dönüştürebildi? İşte Avrupa ülkeleri bu gerçeğin farkında. Bizimki gibi ülkelerdeyse pek çok şeye olduğu gibi geçiş serbest!
            Plastikler, son derece zehirli ve kanserojen kimyasallardır. Kullanılmamaları dışında etkilerinden kurtuluş yok, çok net. Geri dönüşümleri ise büyük bir aldatmaca. Üstüne para ödeyerek aldığımız atıklar mı? Madem bu kadar karlı bir iş bu, neden çöpler kendi kaynaklarında geri dönüşüme uğramıyor da ithal ediliyor?
            Her plastiğin dönüştürülemediği gibi her kâğıt da maalesef geri kazanılamıyor. Geri dönüşüm kutusuna atınca dönüştüğünü sandığımız pek çok şey aslında çevreye daha çok zarar veriyor. En önemli kısmı şu, neyi geri dönüştürüp neyi dönüştüremeyeceğimizi bilmek sandığımız kadar kolay değil. Bunu fark etmek için dikkatli olmak, kontrol etmek gerekiyor. Örneğin bir karton kutu üzerindeki streç film dönüştürülebilen bir ürün değil.  Dikkat edilmediği için aslında doğaya tekrar kazandırılamayacak pek çok plastik torba, buzdolabı poşeti ya da cips paketi yanlışlıkla geri dönüşüm çöplerine atılarak tesislere ulaşıyor. Bunların ayıklanmaya çalışması da yakılarak yok edilmesi de daha büyük sorunlara yol açıyor. Bu yüzden ambalajlardaki geri dönüşüm işaretlerine mutlaka bakılmalı ve uygunsa üzerindeki artıklardan temizlenerek bırakılmalı. Yine çok tanıdık bir örnek, bol miktarda tüketilen karton kahve bardakları da her tesiste dönüştürülebilir değil. Kahve içilen yerlere teslim edilmeleri gerekiyor. Tabii en doğrusu, hiç kullanılmamaları.
            Plastiği hayatımızdan çıkarmayı ciddi ciddi düşünmeliyiz. Çocukluğumda evimizde ve dışarıda plastik bir şey hatırlamakta zorlanıyorum. Hiç olmazsa alternatifi bulunan ürünlerin, biraz daha pahalı gibi görünse de çok daha dayanıklı ve güvenli cam, ahşap veya metal olanlarını tercih etmek uzun vadede ucuza geldiği gibi zararsız da olacaktır. Eğer hala yapmadıysak ambalajlı gıdaları yavaş yavaş hayatımızdan çıkarmaya başlayalım. Kısaca asıl dönüşüm plastikten tamamen vazgeçtiğimizde gerçekleşecek.