Serap Üstün

Serap Üstün


Çanakkale nasıl geçilir?

16 Mart 2022 - 11:29

Çanakkale Zaferi, milli mücadele ruhunun ilk meşalelerinin yakılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarının atılması ve bize Mustafa Kemal Atatürk’ü kazandırması noktalarıyla bizim için eşsiz bir öneme sahiptir. Bu yıl, 107. yılını büyük gururla kutlayacağız.
            Büyük zaferi anma günlerinde duyduğum heyecan, çocukluğumdan beri hep aynı. Türk Milleti’nin her evden şehitler verdiği, binlerce evladını yitirdiği bir savaş… Ardından bir masal kahramanına dönüşen Anafartalar Kahramanı. Yakup Kadri, "Atatürk" isimli eserinde, halktan duyduklarını şöyle yazar: "Bu genç kumandan, yanında bir avuç süngülü askerle, yerden, gökten, denizden gelen sürekli bir gülle, kurşun ve şarapnel sağanağının ortasında durmadan ileriye doğru atılıyor ve kollarıyla, kızgın boyunlarından yakalayıp denize yuvarlayacakmış gibi düşmanın sıra sıra topları üstüne saldırıyor. Bu insan, ateşte yanmıyordu, vücuduna kurşun işlemiyordu ve zırhlıların (savaş gemilerinin) attığı gülleler başının üstünden munisleşmiş, yırtıcı kuşlar gibi geçip gidiyordu". Onun Çanakkale cephesinde de gösterdiği askeri dehasıyla bugün özgür, kendi vatanımızın topraklarında ve bağımsız yaşıyoruz. Hür irademizle ayaktayız.  
            Peki neden bazı günler utanç içinde kıvranıyoruz? Buna sebep olan dahili düşmanlarımız değilse kim? Başımız her sıkıştığında derdimize derman diye koştuğumuz doktorlarımız alanlardaydı dün ve iki gündür de grevdeler. Ben utandım kendi adıma. Devam eden salgın günlerinde dahil uğramadıkları haksızlık kalmadı. Çok yazık. Emeklerinin karşılığını alamadıkları gibi insani olmayan çalışma koşullarına maruz kalıp bir de hasta yakınlarının şiddetine uğruyorlar. Haklarını aramak, seslerini duyurmak için bir yol mu? Taksim Atatürk Anıtı’na çelenk koymak istedikleri sırada çocukları yaşında güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşıyorlar. İzlemeyen varsa lütfen izlesin. Yerin dibine girmek istedim ben her izleyişimde. Ak düşmüş saçlarına mı, ömürlerince gün yüzü görmeyişlerine mi, sonrasına mı üzüleyim…
            Bizim hekimlerimiz neden gitsinler? Mademki bu ülkenin onlara ihtiyacı olduğu ve vefa borcu ortadadır, neden koşulları iyileştirilmiyor? Neden kalmaya değil gitmeye teşvik ediliyorlar? Bu zihniyetle her cephede kaybederiz biz. Çanakkale de geçilir! Uzun yıllar söyledik ama tehlikenin farkında olmak da yetmiyor artık. Cephenin tam ortasındayız. Alevler yüzümüzü yalıyor, ateşin içine düştük düşüyoruz. Toplar gümbürdüyor, sürekli savunmadayız. Öyleyse inadına bilimle ve sanatla cahilliğe savaş açacağız. Çünkü Mustafa Kemal’ler çoğalmaya devam ediyor, edecek de… Tüm zaferler bizimdir, hepimizin, çünkü bunu hak ediyoruz.