Şebnem Özköroğlu

Şebnem Özköroğlu


Hep sonradan

16 Temmuz 2021 - 12:37

Tuz Gölü'ndeki flamingoları elbirliğiyle öldürdüler. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdular. İki bakan da olaya çok üzülmüşler. Olayın çevredeki kuyularla, yanlış sulamayla ve kapatılan kanallarla hiçbir ilgisi yokmuş.
Tuz Gölü'yle, flamingolarla, doğru sulamayla ilgilenmek için bin kadar yavrunun ölmesini beklediler. Ha, tabii şimdi ilgileniyorlar da n'oluyor? Hepimiz ne olduğunu ve ne olacağını biliyoruz, değil mi? Bu ülkede zamanla unutulmayan ne kaldı ki...
Bu ülkede ne zaman bir önlem alındı ki? Hep mi sonradan aklı başına gelir yetkililerin? Hoş, gelse de iyi bir şey yaptıkları pek görülmez ama...
Kavşak yanlış yapılır, işaret eksiktir, ışık yanmaz. Bin tane kaza olur, kıyametler kopar, insanlar ölür. Yetkililer göbeklerini kaşırken "Bi bakalım o zaman ya..." deyip şöyle bir doğrulurlar kaykıldıkları koltuklarından.
Okulun duvarı çatlar; öğretmen, müdür telaşlanır, ilçeye, ile bildirilir. Dilekçeler, yazışmalar havada  uçar. Ödenek çıkmaz, muhasebe onaylamaz. Ne zamanki ilk sarsıntıda yerle bir olur duvar, İlçe Milli Eğitim Müdürü yapıştırır açıklamayı: " Önemli olan hiçbir yavrumuzun canının yanmamış olmasıdır, duvar eskisinden de sağlam hale getirilecektir."
Yurtta çocuk tacize uğrar, üstü kapatılır, kimse duymaz. Cesur yürek biri çıkar, haber yapar, yine bir şey olmaz. Ne zamanki bildik, tanıdık bir dayıya, hacıya, hocaya ucu dokunacaktır işin hemen olayın üstüne eğilirler. Yanlış taraftan eğildikleri için hacı hocaya bir şey olmaz. Kendi artları açıkta kalır, kabak gibi.
Yol kazılır baştan başa, bilmem kaç kilometre. Bir kablo döşenir, kapatılır. Üstüne ithal güller, laleler dikilir, sulanır da sulanır. Bir ay sonra akıllarına gelir ki "Aaaaa sarı kabloyu da döşeyecektik ya...." İthal laleler, güller sökülür, yol tekrar kazılır. Sarı kablonun ihalesi enişteye verilmek üzere bekletildiğinden iş yarım kalır. Kazılan yolda düşenler, sakat kalanlar bizden değildir.
Dere yatağına imar izni verilir. Yurdum insanı derme çatma yapıverir evini. İlk selde, sen sağ ben selamet.  "Yavrum, burada çok yağmur yağar, bu dereden de çok sular akar.Bu kumun üstüne ev yaparsak sağlam olur mu?" diye kaç yaşındaki çocuklara sorsak doğru cevap alırız sizce?  Beş? Altı?
Yazdıkça sinirim bozuluyor. Aslında yazıya başlarken amacım bir iyi bir kötü haber yazmaktı. İlkinden sonra düşündüm, biraz daha düşündüm. iyi bir haber bulamadım. Mutlaka vardır da bana çok da iyi gelmedi hiçbiri. Kusura bakmayın.
Geçen,  arkadaşlarla konuşuyorduk. Bazen her şeyi bırakmak gerek, diye. Denedim. Olmadı.
Neye odaklanırsak onu büyütürüz, biliyorum. Enseyi karartmak bize yakışmaz, biliyorum. Hep kötü şeyler duymak kimsenin hoşuna gitmez, biliyorum.
O zaman haftaya güzelliklerde buluşalım, diyorum. Hem belki bayram olur, gerçekten de.