Neslihan Yiğitler

Neslihan Yiğitler


Zafer kimindir?

10 Ocak 2022 - 10:10

“Yarın, bugün rahatlarına kıyabilenlerindir” sözü, sıkıcı ve beylik bir tümceden farklı olarak bir öneriye benzer. Bu cümle, aslında toplumu etkilemesi gerekirken günümüzde yavaş yavaş toplumdan etkilenmeye başlayan eğitim sistemimizde ne yazık ki artık yer almıyor gibi görünüyor. İyi eğitim alan bireyler yaşadıkları toplumu etkiler. Ancak uzun süre niteliksiz bırakılmış bir eğitim döngüsü, aslında eğitim adı altında içeriği bomboş dakikalar geçirdikten sonra diplomalarını almış kimi bireylerin toplumda eğitimi tehdit eder duruma gelmesine neden olmakta.
06 Ocak 1921 tarihinde başlayan İnönü Zaferi, dört gün sürmüş. İnönü Bölgesi’nde iki koldan saldırıya geçen Yunan askerlerine karşı yurdumuzu savunan Şanlı Kuvayi Milliye ordusu Eskişehir’i ele geçirip merkez yapmaya çalışan ve bu yolla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni dağıtmak isteyen düşmanlarına karşı zorlu bir savaş vermiştir. Karşı güçler, bu hedeflerini gerçekleştirebilselerdi itilaf devletlerinden daha rahat yardım alacak, Sevr maddelerini uygulatabileceklerdi. O sırada Çerkez Ethem isyanıyla uğraşan şanlı ordumuzun zayıflığından da yararlanma tasarısı yapmaktalardı.
Yunan ordusunun bu girişimi, son derece zeki ve tarihi kayıtlarda karar alma sırasında soğukkanlı olabilmesiyle anılan çok şey borçlu olduğumuz İsmet Paşa’nın komutasında durduruldu. Düzenli Türk birliklerinin kendisinin komutasında kazandığı ilk savaş olması nedeniyle büyük önem taşıyan bu zaferimizin bugün yüz birinci yıldönümü.
Bu yüz birinci yılı görene kadar Kurtuluş Savaşımız, Atamız ve silah arkadaşları nasıl karalamalardan geçti, kimler hangi küçük akıllarıyla tarihi saptırıp bu zaferi de yok saymaya çalıştılar biliyoruz. Ancak bizler onların yaratmaya çalıştığı gibi içi boş eğitimlerden geçmedik. Neslimiz, okuma yazma bilmese bile Atatürk ismi anıldığında başındaki yaşmağın ucuyla gözünü silen, ayağa kalkıp ceketini ilikleyen anneanne-dedelerden geliyor. Durum böyle olunca da tarihi sade karalamaya çalıştıkları kaynaklardan değil, Yunanlı, İngiltereli, Fransalı kayıtlarında bile zafer olarak yazılan makalelerden, araştırmalardan bulup ortaya çıkarabiliyoruz. Onlara izin vermiyoruz.
Birinci İnönü Savaşı (Muharebesi) tarihi bir gerçektir. İnönü mevkiinde ilk olarak savaştan kimin geri çekildiği, hangi ulusun askerinin kaç adet olduğu gibi tartışmalara karşın tüm tarafların kabul ettiği bir zaferdir. Mustafa Kemal ve Arkadaşları ülkede çok önemli bir çatışma yaşanmaktayken (Çerkez Ethem) hem bu çatışmayı bastırmış hem ordusunu güçlendirmiş hem de karşıt güçleri zayıflatmıştır. Başında veya sonunda ne tartışmalar olursa olsun Atam yine bunların tartışılacağını bilmiş, asker adedi kaçtı, İnönü Mevkiinden önce kim ayrıldı, Türk ordusu kazandı mı? Yunanlı ne yaptı? Bu savaş var mıydı yok muydu? Diyeceklere şamar gibi sözünü söylemiştir: “Zafer, zafer benim diyebilenlerindir”          
Bugün, 10 Ocak 2022. Birinci İnönü Zaferimizin yıldönümü. Toplumdan etkilenen bir eğitim sisteminin –mış gibi yapan birkaç eğitimcisine inat. Bildiklerimizi gerekirse dört duvarımız kalmasa bile evlatlarımıza anlattığımız, anlatacağımız onların da kendi çocuklarına anlatacağı, değerli öğretmenlerimizle kutladığımız nice zaferlerimiz olacağını biliyoruz. Çünkü zafer gibi “Başarı da başarılı olacağım diye yola çıkanların ve başardım diyebilenlerindir.”
Eseriniz emin ellerde.