Neslihan Yiğitler

Neslihan Yiğitler


Sen söylemeden ben bilemem kuramı

11 Ekim 2021 - 10:30

                                   SEN SÖYLEMEDEN BEN BİLEMEM KURAMI          
İki hafta kadar oluyor, sağlık kontrollerim için son birkaç seferdir göründüğüm doktora mesaj yazdım. Mesajım görüldü fakat yanıt alamadım. İnsaniyet namına, hem hal hatır sormak hem de tekrar görüşmemizin bir olanağı var mı öğrenmek için mesajımı yineledim. Allah da cezamı vermesin! Sonunda aldığım karşılık düşündürücüydü. Gelin bakalım.
            “O bu telefonda yok, bir daha yazmayın!” Böyle bir yanıt karşısında hem şaşırmış, hem meraklanmış, biraz da tuhaf hissediyordum. Bana bu kadar uzak birine kırılmam mümkün müydü? Elimde telefon, kelimenin tam anlamıyla sepet gibi ne yapacağımı bilmeden mesaja bakıyordum. Biraz daha dikkatli bakınca fark ettim ki doktorumu temsil eden görsel de değişmişti. Kişi resmi yerinde bir Marvel karakteri duruyordu. Karşımdaki öyle zannediyorum benden yaşça küçük biriydi. Bu yelkenlerimi biraz olsun suya düşürmüştü.
            Kan değerlerimi ve kontrol sonuçlarımı soran arkadaşlara doktorum sandığım kişiden aldığım yanıtı söylediğimde onlardan gelen yanıtla daha da tetiklendim. Hemen her biri “A yazık, kim bilir ne oldu?” diyorlardı. Haklıydılar, benim de aklıma anne-çocuk arasında yaşanan ayrılık, sorun vb. birçok şey gelmişti ancak karşımızdaki söylemeden ve yaşananları anlatmadan biz olanı-biteni bilebilir miydik? Ya da soruyu daha net ortaya koyalım, “Yaşanan sıkıntı, üzüntü her neyse o karşımızdakini kırma/ üzme/ sıkma/ merakta bırakma hakkını bize verir miydi?” hadi biraz da ileri gidelim “Kaba davranma” hakkını verir miydi?
            Kısaca söylemek istediğim şu: “Yersiz duygudaşlık bizi çok üzmeye başladı değerli okurlar”. Telefonunu devreden, özellikle hastası, ustası, yakını olan birey, iletişim listesinin tamamına “Artık bu telefonu kullanmıyorum” mesajı atabilir, bilgilendirebilir. Pazar Pazar “Küçük bir olayı dev sıkıntı haline getirdin Neslim” demeyiniz. Bu ufak ve peşini sürmediğimiz anlayış göstermeler, yersiz hoşgörüler kabahate dönüşmekteler. Bir sonraki adımda suça ardından iyi hallere sonrasında rızası vardılara enötesinde de hukuksuzluğa kadar da giderler.
            Düzelmeye bireyden başlayacaksak önce kendimizden ve iletişim kurduğumuz kontak listemizden başlayalım. Durun size yazınca kafam açıldı. Şimdi ben, eski doktorumun kullanmadığı telefonuna bir mesaj atayım. “Söylemezsen nereden bileyim kardeşim ben senin bu telefonu artık kullanmadığını. ”diyeyim.
            Mutlu pazarlar."