Neslihan Yiğitler

Neslihan Yiğitler


Miki yaptı

28 Şubat 2022 - 12:24

Size köşe yazımı yazarken Belarus’ta müzakere başlıyordu. Her birimiz heyecanla bu görüşmelerden barışın çıkmasını umuyorduk.
            Halk olarak ummanın ötesine geçemediğimiz günlerden yorulduk ve fakat görünen o ki bir türlü bıkmadık. Kendi ülkemin vatandaşlarında görüyorum ki durum böyle ancak savaşla birlikte birkaç gündür tanıklığını yürüttüğümüz Rusya da bu konuda bize çok benziyor. Bakınız Putin, 2000 yılında yapılan seçimlerde %52,9, 2004 yılında yapılan seçimlerdeyse % 72 oyla tekrar seçilmiş. 2012 yılına geldiğimizdeyse %63,6 oyla üçüncü kez başkanlık koltuğuna oturmuş başka bir değişle o koltuğa adeta yapışmış. Peki, kimin sayesinde? Elbette onu seçenlerin.
            Biraz sosyal medya çokça da haber bültenleri sayesinde ortalığın savaş karşıtlığıyla inim inim inlemesini kulak arkası eder de düşünmeye, mantıklı düşünmeye başlarsak savaşlardaki, ekonomik krizlerdeki, kadın cinayetlerindeki, eğitimdeki haksızlıklardan tutun da, küresel ısınmaya kadar hepsinin ana nedeninin insanoğlu olduğunu görürüz.
            Dur durak bilmeden yediğimiz içtiğimiz hayvansal besinler, günde bir on beş dakika vakit ayırmadığımız kitap ya da gazete okumaları, tutumlu davranışlar ya da herhangi bir örgüte destek olmadan bir saman gibi geçirdiğimiz verimsiz/ üretimsiz zamanlarımızı düşünürsek savaşta ve toplumsal çürümede oynadığımız rolü biraz olsun fark edebiliriz sanırım.
Bir Pazar öğleden sonrasını arka arkaya neşfiliş dizisi izleyerek geçirmek yerine tarikatlar tarafından köle edilmiş bir genci kurtarmak, onu oradan çekip almayı hedefleyen bir şeyler yapmaya hangimiz niyetleniyoruz?
Durum böyle olursa yani ben zaten bütün hafta çalışıyorum okuyamam, kurtaramam, koşamam, örgütlenemem diyorsak, o zaman orada burada savaş çıktı diye hayıflanıp, “Give peace a chance” diyemeyiz değerli dostlar.
Barış dolu bir dünya, andaki farkındalıkla, okumakla, önce yakın çevrenin, arkasından onu etkileyen çevrenin, daha sonrada ülke dışı toplumları etkileyebilmemizle, o toplumu inşa edebilmemizle olur, yaratılır. Barış dolu bir dünyayı ne Tanrı ne melekler ne peygamberler ne veliler, dedeler, hazretler yaratabilir. Onu ancak biz yaratabiliriz. Farkındalıkla, üretkenlikle, her an yaptığınız seçimlerle ve en sonunda da sandık başında seçtiklerimizle.
Savaşı çıkaranı kim seçti? Orman yangınlarının ana sebebi ne? Kadın cinayetlerine neler neden oluyor? Doktorlarımızı, bilim adamlarını yurtdışına kaçıran sebepler nelerdir? Hiçbirimiz bunlardan ari değiliz. Hiçbirimiz savaşı biz çıkarmadık diyemeyiz. Hepsi bizim seçimlerimiz, hepsi tercihlerimiz.
Yaşamımızın ipleri bizim elimizde başkasını suçlamaksa yalnızca acziyet.