Neslihan Yiğitler

Neslihan Yiğitler


Beyaz güller

14 Şubat 2022 - 10:27

Sevgili Sevgilim, bugün bizim günümüz. Lütfen “bana basmakalıp günlerle gelme” deme çünkü biz sevgiliyiz. Belki hem seni hem okurumu, ilk karşılaştığımız an, “o olduğunu anladığıma” inandıramam. Kafandan neler geçtiğini tam o anda çözebilmeye başladığımı, benim için kısa sürede çok şey ifade edeceğini bildiğimi, öngördüğümü kanıtlayamam ama hala birlikte olduğumuza göre çok yanılmamışım demektir.
Yaşantıma sen girene kadar çok yıpranmıştım. Kendini tanımayan, tanıdıysa da yanlış tanıtan, bir türlü anlayamadığım, anlamlandıramadığım ego ve öfke topları arasında savrulup gitmekten yorulmuş, “tamam” diyordum bitti. Sonra seni gördüm, duyumsadım, fikirlerini, ileri görüşlülüğünü, anlayışlı oluşunu… Dinlenerek ve demlenerek önce dost oluşumuz, bugünkü sağlıklı ilişkimizin temelini attı. Her şeyi konuşabilmemiz, duygularımıza gösterdiğimiz tolerans belki de en önemlisi.
Kötü örneğin örnek olmadığını bildiğimden kendini ilişki yaşıyorum diye kandıran birçok kişiyi de anlıyorum. Bir sürü sebebi var onların bir arada kalmasının. Maddi nedenler, yalnızlık korkusu, bu ikisini düşününce onları da anlamaya başlıyorum ve hiçbir koşulda yargılamıyorum ancak biliyorum ki sevmek o değil.
Sevmek nedir? Bu kelimenin iki nokta üst üstesinin yanına tam olarak ne yazılmalı? İnanın ben de bilemiyorum. İşin uzmanı falan da değilim ama “senin yaşama ve bana bakışın” benim bu kelimenin yanına koyacağım açıklamam olurdu.
“Bir gün ayrılsak da hayatımda bir yer alırsın vs.” gibi şeyler yazmayacağım o günü düşünmek ondan sonrasını aklıma getirmek bile istemiyorum. Hep böyle olmasını isterim hep seninle olmayı. İki insanın, kötüleri ortaya koymak yerine olabileceği en iyi şeklini ortaya çıkarabilmesi. Ağzından zehir akıtmak değil, bal damlaması, yapabildiğimiz kadar tabii. Her dakika omuz omuza olmaktansa karşındakine alan yaratmak ve kötüyü de incitmeden söyleyebilmek yeri ve zamanını bekleyerek. Bu saydıklarım biz birlikteyken olanlar… Hepsinden önemlisi de senin bunu sadece bana değil çevrendeki herkese hissettirdiğini görmek en olmayacak anda bile içime umut veren bir şey.
Herkes herkese senin davrandığın gibi davransa en kötü an bile düzelir, en berbat şey bile geçer diyorum. Şimdi belki kafalarda senin bir superman olduğunla ilgili bir inanışım var sanılabilir oysa öyle değil. Böyle olmak, böyle davranmak için çabaladığını görmem belki de en güzel yanı. Kimse bu kadar iyi, çağdaş ve harika değil çünkü ve sen de değilsin ama çabalıyorsun. Çevrendekiler ve benim için gösterdiğin o çaba beni sana ilk günden beri bağlayan.
Bu çabayı, iyi olmayı, karşımdakinin en iyi halini –tokat yesem, tekmeler atılsa bile- ortaya çıkartmaya çalışmayı hep senden öğrendim. Binlerce kez teşekkür ediyorum belki de milyonlarca kez. Bizim gibi olanlar yok mu? Elbette var ve işte bizler, böyle olanlar yeniden kuracağız, düşlerimizdeki o güzel dünyayı. Seve seve sevilmeyi de öğreneceğiz ve sevile sevile daha güzel seveceğiz. 
İyi insanlarla karşılaştıkça onlardan biri haline gelerek diğerine de öğretebiliriz belki bunu. Böyle bir dünya olabileceğine beni inandırdığın için Leyla’nın Mecnun’a “Ben geldim Mecnun” dediğinde Mecnun’un “Sen de kimsin? Ben tepeden tırnağa Leyla’yım” demesi gibi bir aşkın olabileceğini bana gösterdiğin için çok teşekkür ederim. Sevgililer günün kutlu olsun sevgilim.