İlknur Demir

İlknur Demir


Narkissos'un dönüşümü

05 Nisan 2022 - 10:21

Baharın başlangıcı yeniden doğuş ya da bir devrim gibi gelmiştir bana. Badem çiçekleri açmaya başlar, toprak yeşerir, havalar ısınır. Ehh tüm bunlar bir araya gelince devrim değilse nedir bahar? Bu aylarda yenilenen doğanın sunduğu birçok çiçek arasında benim en sevdiklerimden biri nergistir. Kökeninin mitolojideki çok bilinen Narkissos’un hikâyesine dayandığı bilinir.
 Bir tanrı ile bir perinin oğluymuş Narkissos ve rivayete göre dünyanın en yakışıklı erkeğiymiş. Gören herkes yakışıklılığı karşısında büyülenir ama Narkissos hiç kimseleri beğenmezmiş. Bir gün ormanda avlanırken susamış ve suyun sesini takip ederek geldiği pınarın başına eğilince, gördüğü kendi yansımasına hayran kalmış. Sudaki yansımasına elini uzatıp dokunmak istemesi, sesine ses vermesini beklemesi hep boşuna bir çaba olmuş. Kendi yansımasına âşık olmuş Narkissos. Öylesine bir aşkmış ki bu yemeden içmeden kesilmiş, derdine çare, aşkına karşılık bulamadan kendini seyrettiği pınarın başında ölmüş. Öldüğü yerde, bir çiçek açmış. Nergismiş adı bu çiçeğin.
Narkissos, narsizmin kelime kökenini oluşturduğu gibi narkoz haline, uyuşmaya da karşılık gelir. Buradaki uyuşma saplantılarımız sonucundaki uyuşmadır elbette. Kısaca kendini beğenmişliğin saplantı haline gelmesinin adıdır narsizm.
Aslında gelişememiş bir ben duygusudur. Aynen yeni doğmuş bir bebeğin kendi açlığı ve susuzluğundan öte başka bir gerçekliğinin olmaması gibi.  Büyüdükçe dış dünya ile ilişkisi olduğunu fark eden bu bebek başka benlerin olduğu gerçeğini öğrenir ve narsizmden uzaklaşır. Elbette büyümeyi gerçekleştirebilmiş benler için geçerlidir bu kendinden uzaklaşabilme durumu.
Narsizmin bir miktarı kendimizi korumak adına gereklidir ama bir miktarı diye üstüne basa basa da söylememiz gerekiyor. Aksi halde aşırısı firavunluğa kadar uzanan bir yolun başlangıcı maalesef. Kendince tanrılaşmanın bir yolu.  Bu kendini tanrılaştırma duygusundan uzaklaşabilmek, kendimize ölümüne âşık olmaktan kurtulup tabiri caizse büyüyebilmek için kendi dönüşümümüzü sağlayabilmemiz gerekiyor. Peki, gerçekten Narkissos kendine âşık olduğu için mi ölmüştür? Elbette Narkissos’un hikâyesinin narsist bir kişinin ölümüne sebep olacak kadar kendine âşık olmayı anlattığını düşünebiliriz ama salt anlatılan bu mudur Narkissos’un ölümüyle? Gerçek bir ölüm müdür onun ölümü?
Birçok sembol ve alt metin vardır bu hikâyede ama benim en çok etkilendiğim, sudaki yansımasında kendisini gören Narkissos’un kendisiyle yüzleşmesi ve sonunda efsaneye göre çiçeğe dönüşmesi, değişmesi ve saplantılarından kurtulmasıdır. Sonuç olarak çevresine güzel kokular saçan bir nergis olarak boyut değiştirmesidir. Suda kendi yansımasını gören Narkissos suyun ayna görevi görmesiyle kendi gerçekliğiyle yüzleşmiş ve iyiye evrilmiştir.
Bu nedenle baharın müjdecisi olan nergis bir dönüşümü, iyiye, güzele doğru evrimleşmeyi çağrıştırır bana. Narkissos’un değişimi bir tür devrimdir. Kendi içimizde başlaması gereken devrimin ta kendisidir. Hepimizin bahar olduğu günlerin çoğalması dileğiyle. Umutla kalın…