Bediz Saka

Bediz Saka


Ergenlik

26 Ekim 2021 - 10:11

Parmaklarım klavyede hareketsiz, kedim klavyenin üstünde gır gır gır, ağzımda susmayan cümle “Dur oğlum çekil şurdan, bi rahat vermedin!” Buraya kadar kedimin dişi olması hariç her şey tutarlı. Peki neden yaklaşık 8 aydır bende olan dişi kedime hala oğlum diye hitap ediyorum? Oğlum olduğundan mı? Yoo aksine kızlarım var.
     Biraz zihnimi kurcalayınca annemle bir anım canlanıyor aklımda. Onu çileden çıkarttığım isyankar ergen dönemlerimden birinde aniden “İnşallah senin de senin gibi bir kızın olur da görürsün gününü” diyor bir beddua edasıyla. Ödüm kopup üzerine yürüyorum “Tövbe de! Tövbe de diyorum sana!”. Yok! Ne yaparsam yapayım tövbe ettiremiyorum. Sonra tüm bu yaşananlar unutuluyor, yıllar geçiyor, beklentimden çok daha fazla uzun zaman geçtikten sonra evlenip hamile olduğum haberini alıyorum. Şlak!!! Biranda tıpkı bugün olduğu gibi aynı anı canlanıyor zihnimde. Cinsiyet öğrenilene kadar dışımdaki ses her ne kadar “Sağlıklı olsun, cinsiyet önemli değil” diyorsa da içimden bir ses durmaksızın “İnşallah erkektir, bana erkek yakışır. Umarım oğlum olur” diye söyleniyor. İnsan kendisinden bu kadar korkar mı? Korkar! Ama tabii bu dünyada ne ekersen onu biçersin yorumlamasını layıkıyla yapacağım yaşlar değil o yıllarda.
       Tabii ben kız olduğunu öğrenince hem sevinip hem başıma nelerin geleceğinin burukluğunu yaşıyorum ultrason çekimi esnasında. Öyle ki kızım 2 yaş dönemine geldiğinde kendi ergenliğimle tanışıveriyorum fazlasıyla. Kolay olmasa da yıllar geçtikçe ergenliğe gelen kızımı izleyip, sağlıklı iletişim yolları aradıkça ergenlerle sağlıklı iletişimin onların çocuklarımız değil de ayrı bir tür olduğunu kabul etmek olduğunun farkına varıyorum. Ergenlikte çocuklarda yaşanan bedensel ve ruhsal zorlu değişimlere bir de anne babaların saygı ve önemsenme beklentileri eşlik edince işte orada bir anda haklı haksız savaşı başlayıp mutluluk ikinci plana atılıyor. Şükürler olsun ki kızımla kendi ergenliğimi kıyasladığımda daha yanına bile yaklaşamadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Tabii bunda istediği her absürtlüğe “Sen nasıl istersen” diye cevap vermemin de bir etkisi olabilir.
       Çocuk yetiştirmek, herkes için aileden ve çevreden görerek öğrenilmiş davranış yöntemleri uygulanarak başarılmaya çalışılsa da bu işte doğru ve yanlışın olmadığını ve çocukların yetişkinleri rol model alarak şekillendiğini kanıtlayan bir uzmanlık alanıdır diyebiliriz. Ha ne mi oldu bizim oğlana? Çocukluğumdan beri hislerime çok güvendiğim için hep oğlum olursa kendim gibi bir çocuktan kurtulurum duygusu hakimdi zihnimde. Şimdi işte evimde dolaşan dişi kediye “oğlum” diye seslenerek kendimi eyliyorum. Onu erkek sandığımdan mıdır nedir pek bi uysal bizimkisi…